You are here: Home

'' Ekranda Sevişmek İstiyorum '' | 11/06/2010 Tarihli yazı - KadinMedya.com

E-mail Print PDF

Nam-ı diğer, ”Evcilik Oyunu”. Benim koyduğum isimle “Ekranda Sevişmek İstiyorum” daha çok dikkat çekebilirmiş sanki. Daha dejenere olabilirmiş. Televizyon yorumcusu değilim ama benim de gözlerim, kulaklarım, beynim, eğitimim, ahlâki değerlerim var.

RTÜK denilen denetim sistemi, türlü şikâyetleri dikkate alıyor biliyorum. Bir kere bir reklamı şikâyet etmişliğim var. İnanılmaz duygu sömürüsü yüklü, feci rahatsız edici bir reklamdı. İnsanın yardım edesi varsa bile neredeyse eli gitmiyordu bir mesaj atmaya. Yanlıştı bana göre. Kısa zamanda da kalktı zaten. Gösterilmedi. Ben de rahatladım.

Kendim de bir reklam yıldızı olmama rağmen, bu reklam işinin artık durdurulamaz bir hale geldiğini düşünüyorum. Hiçbir şey izlenmiyor. Eskiden hiç değilse haber kanallarında reklamsız nefes alınabilirdi, şimdi o da kalmadı. Haberleri bile takip edemez olduk reklamlar yüzünden. Bölük pörçük, düzensiz, dağınık hayatımıza bir de televizyonun bölünmüşlüğü eklendi, tam olduk.

Zamanında RTÜK’ e Türkçemizi bozuyor diye şikâyet edildim bir takım veliler tarafından. Şimdi merak ediyorum o veliler acaba bu salak programı şikâyet edecekler mi? Konuyu takip edecekler mi? Çocuklarımızın ahlâkını bozuyor diye veryansın edecekler mi?

Ülkemizde en modern ailelerde dahi evlenmeden aynı evde yaşamak hiç de hoş karşılanmazken ekranda aynı evde yaşayıp, cilveleşip, öpüşüp koklaşıp, bir dargın bir barışık bu kayıp insanların haline bir dur diyen çıkacak mı?

Utanarak itiraf edeyim ki, hemen hemen hepsini de tanıyorum. Hatta bir tanesi kardeşim gibi. Resmen biz büyüttük, daha üç yaşındaydı tanıdığımda. Çok üzüldüm ve düşünmeye başladım. Neydi o genç insanlara bu programı kabul ettiren? Paraya bu kadar mı ihtiyaçları vardı? Kendilerini hatırlatmak mı istediler uzun süre bir iş teklifi alamayınca? Böyle alacaklarını mı zannettiler? Yeteneklerini bu şekilde mi göstermeyi tercih ettiler?

Bu BBG gibi de değil ki. O çok başkaydı. Çok akıllıca bir formattı. Bir evi gözlüyorduk, sınırları vardı. Entrika, dedikodu gırla gidiyordu evet ama en azından bakamayacağımız, izlerken utandığımız sahneler yoktu.

Bu insanların aileleri yok mu?

E ben tanıyorum mesela dedim ya en azından birini. Bir aileyi. Kendi ailemden sonra en sevdiğim ailedir arkadaşlarımın aileleri arasında hem de. Onlar ne düşündüler nasıl izin verdiler onu da anlayabilmiş değilim.

Günlerce bu konu hakkında yazabilirim, en azından program kaldırılana kadar. Sanmayın ki kimsenin ekmeğiyle oynamış oluyorum. Hayır. Para kazanmasalar da olur. Sürünse de insan, bazı değerlerle var olur. Hemen her gece ekranda gösterilen bu irite edici şaklabanlık, değil bizim ülkemizde, başka hiçbir ülkede yayınlanmaz aklın yolu birse.

Bu kadar gelişmedik kardeşim. Biz bu değiliz. Bizim ülkemiz bu değil. Bizim kadın erkek ilişkilerimizle alakası yok bu izlediklerimizin. Boş beyinlerin, tahammül edilemez Türkçe konuşmaların, ”Wauuuwwww” sesi çıkararak şaşırmaların, garip kıyafetlerin, özel hayatların bu tarz deşifrelerinin kimseye bir faydası olmayacağı gibi, hepimizi hepten delirteceği kanaatindeyim.

Benim tercihim, izlemiyorum ama sonuçta her gece gösteriliyor ve birileri muhakkak izliyor, bu birilerinin daha çok genç kesimden olması ihtimali ise kanımı donduruyor. Ne sağlıklı, ne eğitimli, ne yardımsever, ne ahlaklı, ne hoş, ne pratik zekâlı, ne sevgi dolu, ne modern(!) bir nesil yetişiyor böyle.

Gözlerim doluyor gurur duymak yerine sinirden. Buna izin verenler, bu oyuna varım diyenler, bu oyunu izleyenler, kendine örnek alanlar, sonuçta ekranda görünen insanlara karşı hayranlık besleyen bu toplumda, umarım çok azdırlar. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar. Evin içinde yaşayan çiftler kadar.

Evcilik oyunu oynayanlar, dilerim kısa zamanda çok işler yaparlar. Ülkeyi kurtarmayacakları kesin de en azından kısa yoldan para kazanabilirler de bir işe yarar bu yaptıkları. Hayatları boyunca kalacak bu görüntüler, onların kalitelerinin en büyük kanıtları.

Çok düşünmek lazım bir işe evet derken. Hayatın amacı sadece para olmamalı. Bu ekran kirliliği bir an önce biter de inşallah, evin içindekiler dışarıda daha güzel bir hayat kurarlar kendilerine zengin bir koca bulurlar belki ya da zengin bir kadın. Tarzlarına ve karakterlerine uygun, aynı yozlaşmış düşüncelerin paylaşıldığı, aynı İngilizce Türkçesinin kullanıldığı, aynı kavgaların edildiği, aynı yavanlıkta bir eş bulabilirler belki. Çocuk yapmasınlar yeter ki…

Diyeceğim odur ki; Eyyyyy RTÜK! Duy sesimi!

Cilveleşmeyi, öpüşmeyi, sarılmayı, adeta ön sevişmeyi çağrıştıran sahneleri kes en azından!

Bu işleri sıradan gösterme. Bir şov olarak izletme. Bırak, onlar hala âşık olabilenler, özel hayatını iki duvar arasında yaşayabilenler, gerçekten sevebilenler arasında kalsın.

Ekranda hapır hupur yemek yiyenler, izdivaç talep edenler, kadın programlarında fikir beyan edenler zaten yeter. Şapır şupur öpüşenler olmayıversin.

Ön sevişme derslerini, bırak herkes özelinde öğrensin…

KadınMedya | AYÇA TEKİNDOR

http://www.kadinmedya.com

 

YAZILARIM!

YouTube Channel!

Ayça e-Posta!