You are here: Home

'' Sümük Erkekler! '' | 10/06/2010 Tarihli yazı - KadinMedya.com

E-mail Print PDF

Siz bitiremeseniz bile, o iki paralık sümükler bitiriverir sizi anında.

Gecenin bir saati Yaprak Dökümü‘ nün tekrarına rastladım. Senelerdir takip ediyorum. Bıkanların aksine ben hala çok başarılı bir şeklide devam ettiğini düşünüyorum bu fenomen dizinin. Yönetmen çok iyi, sıkmıyor hiçbir sahnesi. Evet, sürekli bunalım kabul ediyorum. Milletçe seviyoruz ben de buna dâhilim. Kendi dertlerimizi mi unutuyoruz nedir?

Tam tersi komik bir şeyler izlemeli dertli olunduğu zaman ama sanki kendi dertlerimiz hafif kalıyor dizide yaşananların aksine. Dolayısıyla bazı bölümleri kaçırsam da tekrarlarına denk geliyorum bir şekilde. Diziyi anlatmayacağım tabii. Zaten ülkenin yarısı izliyor her hafta nesini anlatayım? Benim dikkatimi çeken, hemen hemen hepimizin hayatında yer alan, bizi rahat bırakmayan, ileri gideceğimize geri gitmemize vesile olan tabiri caizse ”Sümük” herifler.

Gençlik yıllarından itibaren, içimizdeki ateş kımıl kımıl kımıldanmaya başlar. Her gördüğümüzden hoşlanıyor sanırız kendimizi. İki espri yapsa gece uyuyamayız, sabahı zor ederiz. Heyecanlanırız. Ertesi gün olur, espri yapanın kalmaz bir değeri. Yenisini fark ederiz. Ne güzel gözleri varmış bugüne kadar nasıl olmuş da dikkat etmemişiz? Bir de göz göze geldiysek eğer, o gece yine dar gelir bize. Ertesi gün, bir başkası çeker şimşekleri. Gülüşü dayanılmazdır. Dişleri bembeyazdır. Elleri… Falan filan.

Bu dönem geçer hızla. Gerçekten atmaya başlar kalbimiz biri için. Tüm özellikleri aynı kişide buluruz yaşımız ilerledikçe, olgunlaştığımızdan. Kör kütük âşık oluveririz. Saplantı haline gelmezse mesela yok da eğer ilk aşk unutulmaz saçmalıklarına inananlardansanız vay halinize. Dönüp dolaşıp onun hayaliyle avunup, kimseciklerle mutlu olamazsınız. Bahtınız bağlanmıştır. Takıntılı değil de azıcık daha sağlıklıysanız, dönüp geriye bakmaz da hep ileri gidenlerden olursunuz. Fakat kader yine de peşinizi bırakmayabilir…

Hiç düşündünüz mü? Defalarca tek tip erkeğe âşık oluruz genellikle. Bizi kim üzerse mesela, kim aşağılarsa, kim aldatırsa, kim kaba kuvvet kullanırsa, kim değer vermezse. İyi düşünün. Doğru söylüyorum değil mi? El üstünde tutulmamışsınızdır genelde eminim. Hiç mutlu olamamışsınızdır. Defalarca arayıp telefona cevap alamamışsınızdır. Kaç uykusuz gece geçirdiniz kim bilir. Acaba nerede ne yapıyor diye diye. O ise umursamaz, aramaz bile çoğu zaman. Hayatını yaşar, zira emindir artık aşkınızdan. Hâlbuki bir işi bile yoktur. Parası yoktur. Kimi zaman siz bakarsınız da gocunası yoktur. Şu sıralar çok moda olan kelime aslında o tipler için pek uygundur. Loser.

Kayıp bir insandır. Bunlardan doludur. Ne yaptıkları belli değildir, neye güvendikleri de. Fakat özgüven tavandadır. Bir gıdım bile inmez. Zaman ilerledikçe bu loserlar sizin özgüveninizi emerler işin kötüsü. Aynalara bakamaz olursunuz. Kendinizi o kadar beğenmezsiniz ki, o sizi nasıl beğeniyor hala diye gözünüzde daha da büyütür, ilahlaştırırsınız sıfır noktasındaki sümük erkeğinizi.

O da yapıştıkça yapışır hayatınıza, çıkmak bilmez, istese de siz bırakamazsınız zaten. Ruh halinizin hali kalmamıştır. Bir kısırdöngüye girmiş, çıkamamaktasınızdır. Büyük çabalar sonucu birkaç senede çıkabilirseniz yine iyi. Tam kurtuldum nasıl bu kadar salak olabilmişim demeye kalmadan, daha şöyle bir nefes alamadan hoopppp, karşınıza yeni bir model çıkar. Yeni heyecan. Akşama âşıksınızdır yine. Yemeden içmeden kesilir, uykular dar gelmeye başlar yeniden. Sabahı zor eder, âşık âşık otuz iki diş sırıtarak dolanmaya başlarsınız etrafta.

Çok geçmeden anlaşılır ki, bu kişi de bir öncekinin aynıdır. O da bir loserdır. Yine olayın göbeğinde olduğunuzdan anlamayacaksınızdır. Sizi uyaranlara da kulak asmayacaksınızdır. Bir dönem daha kayıptır artık hayatta. Ben çekiyorum herhalde böyle tipleri, ne kadar manyak varsa buluyorum diye espri yapmaya başlarsınız arkadaş arasında.

Zorla gülüyorsunuzdur. Bir heyecan daha bitmiş, yerini depresyonik bir huzursuzluğa sevk etmiştir. Zararın neresinden dönerseniz kârdır. Merak etmeyin. Siz bitiremeseniz bile, o iki paralık sümükler bitiriverir sizi anında. Dönüp arkalarına bakmazlar bile. Siz de hönküre hönküre ağlayıp, tekrar gülebilecek miyim diye tuvaletlerde sabahlamaya başlarsınız. Mide sürekli bozuktur çünkü. Sinir mideye vurmuştur.

Magazin dünyasında gördüğümüz ilişkilerin de çoğu böyle. Sadece üstü örtülü, boyanmış, renklendirilmiş aşklar. İçinde ne yaşandığını bilmiyoruz ama en azından parası olan, başarılı olan erkeklerle ilişki içinde olan kadınlara gıptayla bakıyoruz. Nasıl başarabildiklerini öğrenmek istiyoruz. Aşkla değil, mantıkla davrandıklarını tahmin ediyoruz. Çok güçlü görünüyorlar, özeniyoruz. Bir zamanlar vah vah çekip üzüldüğümüz bir kız zengin bir adamla evlenip de saray yavrusu evine yerleştiğinde bir oh çekiyoruz. Hayatını kurtardı, diyoruz. Evet, neler yaşadığını bilmiyoruz, gerçekten mutlu mu değil mi? Olsun. Bizden iyi durumdadır her halükarda. Hiç değilse zengin bir sümük bulmuştur. Yapışsa da bulaşsa da bir şey olmaz. Alışveriş yapar, unutur mutsuzluğunu.

Biz kendimize bakalım. Âşık âşık kör gözlerle dünyadan uzaklaşmış bir halde evde duvarlara bakarak geçmez bu ömür.

Bir şey yapmak lazım. Size tavsiyem, aman âşık olmayın. Ucundan acık mantığı da sokuverin devreye. Geç de olsa, yaşaya yaşaya öğreniyor insan.

Mutlu olmak, bizim elimizde…

Ayça Tekindor
http://www.kadinmedya.com

 

YAZILARIM!

YouTube Channel!

Ayça e-Posta!