You are here: Home

'' Kravatlı Hırsızlar ! '' | 11/05/2010 Tarihli yazı - HaberSizdim.com

E-mail Print PDF

Kravatlı Hırsızlar!

Hırsızlardan hepimiz çekinir, korkarız. Başımıza gelmemesi için dua ederiz uzun gecelerde. Gerçi bunun gecesi gündüzü yok. Artık abartmış durumdalar, cahil cesaretiyle gündüz körü giriyorlar apartmanlara, kırıveriyorlar kilitleri, girip ne var ne yok topluyorlar evlerden. Genelde bilgisayarlar çalınıyor, laptoplar. Hem taşıması kolay, hem artık internette televizyondan radyoya, gazetelerden şarkılara yok yok. Bir taşla tüm dünyayı çalıyorlar yani kısaca. Bizim mahallede de oluyor arada, efsane olmuş buradaki hırsızlar. Kalabalıklarmış önceden çete halinde, sonra yakalana yakalana iki kişi mi ne kalmışlar ama onlar bir türlü yakalanamıyor hala. Bir insan nasıl hırsızlık yapabilir diyeceğim ama neler yapmıyor ki insan denilen yaratık? Canlı canlı hayvanların derisini yüzmek bile şimdi çok duyulan olaylar arasında. Bilumum çanta falan eşya yapılıyormuş, kanım dondu. Delirecek gibi oluyorum duyunca, anlam vermekte zorlanıyorum neden onlar öyle de biz böyleyiz, doğrularımız nasıl bu kadar farklı, vicdan denen his neden bu kadar adaletsiz dağıtılıyor anlamak çok zor.

Bebeklere yapılan tacizlerden, ensestlerden, öldürülen masum insanlardan ve ciğerimizi yakan şehitlerimizden bahsetmek ise daha da zor. Zira kelimeler gerçekten yetmiyor acımı anlatmaya. Anlatacak kelime bulamıyorum, kulaklarım uğulduyor, gözlerim kararıyor, yüreğim acıyor, nefes alamıyorum. Onlar insansa ben neyim diyorum her seferinde. Bana verilmiş bu beyinle anlamam imkansız bunları. Belki başka bir hayatta başka bir yerde...

Bundan yıllar önceydi, çok yakın bir kız arkadaşımla bir şeyler yapalım dedik, bir format icat ettik. İkimiz de spora çok meraklıyız. Yapmaya değil de izlemeye. Beni bilirsiniz, Avustralya Açık Tenis Turnuvası olur, bizim saatimizle gece yarısı ikide başlar canlı yayın, ben de o ülkenin saatine göre yaşamaya başlarım. Sabaha kadar maç izleyip, gündüz uyurum işim yoksa. Futbol maçlarını da hiç kaçırmam. Kendi takımım başta olmak üzere istisnasız her maçı izlerim. Sadece bizim liglerimizdekileri de değil elbet. Tüm dünya liglerinin sıkı takipçisiyim. Voleybol da izlerim, basketbol da. Bisiklet turlarını, buz pateni şampiyonalarını da hiç kaçırmam. Olimpiyatlar bittiği zaman bunalıma girer iki haftada zor çıkarım. Buz hokeyi en hızlı sporlardan biri, izlemesi en heyecanlı olanlarından. Formula 1’e de bayılırım. İzleye izleye bilgilenirim de. Şimdi çıksam çoğunu herhalde yorumlarım. Dolayısıyla çocukluğumdan bu yana gelen spor izleme aşkı, kız arkadaşımın da aynı benim gibi meraklı olması nedeniyle bir program yapma isteği doğurdu bizde. Evde oturduk bir program yarattık. Her bölümde birbirinden ünlü konuklar bize katılacak, sunuculuğunu tabii ki ben yapacağım, sporcular da konuk olacak, hem ben hem konuğumuz hiç bilmediğimiz o spor dalını deneyecek vs. Hakikaten değişik, heyecanlı, alışılagelmişlerden farklı bir format yarattık. Çok eğlenecektik. Hem de ses getirecektik. Ya korkacak, ya beceremeyecektik büyük ihtimal, becerebildiklerimiz olursa da kendimizle övünecektik. Bu formatı hayata geçirebilmek için aklıma gelen ilk isim öz kuzenimin çok yakın arkadaşı olan bir yapımcı oldu. Yabancıya gitmeyelim dedik. Ailecek de görüştüğümüz bir isimdi ne de olsa. Çok iyi tanıyorduk yani. Kalktık gittik hakikaten de. Sevinç içinde verdik formatı adamın eline, çok beğendi, uçtu adeta, en kısa zamanda size haber vereceğim dedi, biz de hevesle beklemeye başladık haberi. O kadar eminiz ki hem kendimizden hem formatımızdan hem de yapımcımızdan. Elbet gelecek güzel haber diye diye sanıyorum bir iki ay bekledik, en sonunda dayanamayıp aradık yapımcıyı, görüşmeler devam ediyor, yeni yayın dönemine başlarız diyoruz şimdi arada girmeyelim dedi, biz de tamam dedik ve içimizde en ufak bir şüphe olmadan bekledik, bekledik.

Zamanla unuttuk, çekingen olduğumuzdan sürekli arayamadık, yüzsüzlük olsun istemedik. Bu uzun bekleyişin sonunda bir akşam televizyon izlerken tesadüf bir programa rastladım. Allah Allah enteresan yahu.Aynı bizim programa benziyor! Bir ünlü isim var, bir kız programı sunuyor, yamaç paraşütü yapacaklar ama cesaret edemiyorlar, bilgi alıyorlar işin uzmanlarından yapmaya çalışıyorlar, çok eğleniyorlar ve çok korkuyorlar. Gözlerime inanamadım. Yapımcıya götürdüğümüz kanaldaydı hem de. Yani kısacası, bizim programdı...

Senelerce yayınlandı o program, ben de tabii yapımcıyla karşılaştım, yüzüne de vurdum, aldığım tepki kocaman bir gülümseme oldu. Ben yineledikçe o gülüyor ne garip. Geçiştirmeye çalışıyor. Yemin ederim tek kelime etmedi, ben de salak gibi mahçubiyetine verdim o zamanlar. Zaten ne diyecektim ki noter tasdiki de yoktu elimde. Bu da bana ders oldu tabii ilerleyen yıllarda. Tasdikletmeden adım atmamak lazım bunu bilir bunu söylerim. Hala aklıma geldikçe üzülürüm bu yüzden. ''Adrenalin'' isimli program benim formatımdı. Bir ara pek modaydı. O zamanlar daha böyle tanınmıyordum. Şimdi başka bir moda var piyasada. Tanınsan da tanınmasan da başa gelen aynı şey. Formatı anlatıyorsun, yazılı getir diyorlar yazıp götürüyorsun, sonra tipik haber beklemeye başlıyorsun, biz sizi arayacağız diyorlar aramıyorlar, sen arıyorsun daha ses yok, müdürümüzle görüşemedik diyorlar, sonraki aramalarında telefonlara çıkmamaya başlıyorlar ve muhteşem final gelip çatıyor. Sizin format yapım aşamasında yayına hazır bile. Sizin o yazılı götürdüğünüz formatı yapımcı almış, aynen kendi buluşuymuş gibi müdürlere sunmuş, böylece biz aradan çıkartılmışız ki bize para verilmesin, bunlar aralarında kırışsınlar. Pes. Bu kadar olur mu? Olur. Bu dünyada neler oluyor bu ne ki? Bu fikir hırsızlığı, bu suç, bunun evlere girilerek yapılan hırsızlıklardan farkı yok. Arabadan çalınan bir teypten. Ya da emek hırsızlığından, korsan üretimden. Hatta belki daha da kötü. Aynı çevrede, günün birinde gözgöze, yüzyüze geleceğimizi bile bile bu deli cesaretini göstermek çok daha tehlikeli. Birinin beyninden, kalbinden yarattığı bir fikri çalmak çok daha aşağılık. Hiçbir şey olmamış gibi yarın öbürgün merhabalaşmak ise paha biçilemez...
İlahi adalet..İnanıyoruz...

Ayça Tekindor

http://www.habersizdim.com

 

YAZILARIM!

YouTube Channel!

Ayça e-Posta!